31 Mart 2016 Perşembe

2016 SGK PROTOKOLÜ

    O kadar harika paylaşımlar, bizi o kadar iyi anlatan yazılar kaleme alınıyor ki meslektaşlarımız tarafından.. Okurken her biri için, "işte bu" diyorum halimizi kelimelere döken.. Ama sonra düşünüyorum da.. Anlattığınız karşınızdakinin sizi anladığı kadardır!

    Öyle bir dil, öyle bir anlatım kullanmalıyız ki hastalarımıza durumu izah ederken, sanki bu eylemi sadece kendimiz için, sadece maddi çıkarlarımız için, sadece daha fazla para kazanmak istediğimiz için yaptığımız gibi bir anlam çıkarmamalılar. Maalesef artık zihinlerinde oluşan, "kazandıkları nelerine yetmiyor" algısından kurtarmamız gerekir onları..

    Tek isteğimizin kendi çıkarlarımız için olmadığını, protokolün imzalanmaması halinde onların da haklı çıkarları için dimdik duracağımızı gerekirse tek tek anlatmalıyız. Kamuoyunu, halkımızı yanımıza almamız şart! Bu daha sonra hastalarımız gözünde oluşturacağımız profilimiz için de gerekli, mesleki danışmanlığımızı, birer sağlık danışmanı olduğumuzu ve eczanelerimizin de birer sağlık merkezi olduğunu vurgulamak adına çok önemli..

    BİRLİK olarak yola çıkmamız, bu ülkede artık umudunu yitirmek üzere olanları, hevesi kalmayanları, ümidi olmayanları harekete geçirmiş ve takdir edilmemizi sağlamıştır. Biz ne kadar dik durursak, tavrımız ne kadar net olursa meslek birliğimizin liderliğinde ve bizleri doğru yönlendirmesiyle en haklı, en hak ettiğimiz sonucu alacağımıza dair inancım tam!

    Ortak dilimizi, ortak kelimelerimizi ne kadar çok kullanırsak, ülkenin en ücra köşelerine kadar yayılarak mesleğimizi icra etmeye çalışan BİZler, halk tarafından takdir edilerek daha da önemlisi ses çıkaramayan kitleler tarafından örnek alınarak hedefimize en hızlı şekilde ulaşacağız.

    Ortak dil, söylenmesi gerekenler konusunda önerilerinizi yazın..
    Gerek blogdan gerek daha hızlı haberleşme aracı olan twitter'dan paylaşalım..
    Ne duruyoruz, hadi başlayalım!!!

    Sevgiler
    Meslektaşınız

28 Mart 2016 Pazartesi

İlk Üç Ay Biterken..

2016 yılının ilk çeyreğini bitireceğimiz bu hafta başında şöyle genel bakalım resme..

Bir eczacı nelerle uğraşıyor bugün eczanesinde?

Öncelikle ay sonu yaklaşıyor, hem de Mart ayının son günleri..
Neden bu kadar abartıyorsun demeyin; bir yıl önceye dair yaptığınız cironun, kazancın, karın, ödeyeceğiniz verginin ete kemiğe büründüğü günler bu günler.. Dolayısıyla her birimiz açısından çetrefilli geçen zamanlar; ve hatta ödeme yapmaya doyamadığımız zamanlar diyelim..

Daha başka neler var.. Bir çok ayrıntı var, şöyle bir listeleyelim..


  • Şubat ayından kalan hassas terazilerle ilgili yapılacak işlemler var;
  • Isı- nem ölçerler ile ilgili olarak hepimiz ya bir duyuru beklentisi içerisindeydik, ya da nasıl ne kadar fiyatla temin edebiliriz araştırması içerisindeydik. Bugün yayınlanan yönetmelik değişikliği ile uygulamanın yürürlük tarihinin 12.04.2017 olduğu açıklandı. Buradan detayları ile görebilirsiniz.
  • Aynı şekilde ilgili yönetmelikte yer alan tabelalar ile ne yapacağımız net değildi. O da bu gün yayımlanan yönetmelik değişikliği ile 12.04.2017 tarihine ertelenerek düzenlenmiş.
  • İl sağlık müdürlükleri tarafından yapılan yıllık rutin denetimlerin ilki şu an hala sürüyor; dolayısıyla eczanemizdeki eksikleri tamamlamak asli görevlerimizden.. Özellikle yeşil-kırmızı reçeteler konusunda kayıtlarımızın düzenli ve anlaşılır olması gerekiyor.
  • Sigara içilmediği ve gerekli afişlerin asılı olup olmaması konusunda bazı illerde denetimler yapılıyor, bununla ilgili afiş eksiklikleri varsa bir an önce giderilmesi gerekiyor.
  • Ve tabiki muhasebesel işlemler var; hiç bitmeyen ve belki de bitmeyecek..
  • Tüm bunlar yetmezmiş gibi protokol görüşmelerimiz devam ediyor; ve ilgili protokollerimiz -hem AFAD hem de SGK Protokolü- 31 Mart günü sona eriyor ve bizler kelimenin tam anlamıyla ciddi bir bekleyiş içindeyiz.
Sözün kısası çooooooookkkk çalışmamız gereken, bir o kadar da beraber hareket etmemiz gereken süreçlerden geçiyoruz. İnancım her şeyin doğru yola gireceği ve bizim lehimize işleyeceği yönünde.. Hem de her ne olursa olsun.. 

Bizler bir arada durup mesleğimizi ve haklarımızı savunduğumuz sürece her şey yoluna girecek..

Eminim..
Meslektaşınız..


2 Mart 2016 Çarşamba

Merhaba

Yine, yeni, yeniden..

Merhaba herkese..

Bahar ayına takvimsel olarak başladığımız bu günlerde yazmak, paylaşmak belki de en etkili, en uyandırıcı, en ses çıkarıcı eylem..

Peki iki üç defa yaptığım bu denemelerden sonra bu başlangıcın devamı gelir mi??!??!
İşte onu beraber göreceğiz..

2 Ekim 2015 Cuma

Merhaba

01.10.2015

Kendimce yazdığım yazıların üzerinden koca bir yıl ve neredeyse bir aydan fazla zaman geçmiş..
Hep aklımda olup kendi öz disiplinimi sağlayamadığımdan yazamadan geride bırakılmış koskoca bir yıl..
Neler olmadı ki bir yılda bu yeryüzündeki ufacık olan, bende çok büyük zamanda..
Detayları ile yazmak gerekir bence; ufak bir imza atmak için bu zaman dilimine..
Nedense tam da burada kocaman bir iç çekişi gelip de oturuyor kalbime ve ciğerime..

Buradayım..
Varım.. Yazacağım..Neye yarar bilmem ama bana yaradığı kesin..

Görüşmek dileğiyle..
Sevgiler..
Meslektaşınız..

25 Ağustos 2014 Pazartesi

Ve bir hafta daha başlaaaarrr..

Ve Ağustos'un son haftası ile beraber yazın son dönemecine de girmiş oluyoruz..

Bence en güzel havalar, en tatlı anlar işte şimdi başlıyor, Ekim'e kadar, tabi buruk bir hüzünle..

Bir yılın -bence en keyifli mevsiminin- bir mevsiminin bitmesi bu kadar çok duygu durumu yaratır mı insanda?!!?
Yaratıyor işte,hele de yüklediğin birden çok anlam varsa..
Yazın bitmesi..Kışın başlaması demek, peşi sıra depresif havalar demek, hazırlık demek, yoğunluk demek, sorunların başlaması demek..Demek de demek..
En güzel ve tatlı havaların bitmesi,
Sereserpe gezinme devrinin kapanması,
Tatilcilerin yuvaya dönmesi, uzaktakilerin gitmesi, dönmek istemeyip de mecbur dönülürken insanın boğazına takılan yumruların ve çekilen ofların artması,
Öğleden sonra yapılan kek-çay saatinin sonlanması, soğuk havuzdan sonra fırından yeni çıkmış taze simit-cola keyfinin bitmesi,
Havuz başı geyiklerinin bir sonraki seneye devrolması, deniz başında yapılan sohbetlerin bitmesi,
tatil hayallerinin bir sonraki seneye ertelenmesi,
Komşularla muhabbetin tavan yaptığı dönemin sonlanması, bol bol kahve keyfi ile yapılan kısa derin muhabbetlerin bitmesi,
Belki de es verilen hayatın yeniden tüm sıkıntı ve stresi ile geri dönmesi ve daha bir çoğu hep ama hep bu mevsimin bitmesiyle başlar..

Her bitiş de bir başlangıç olduğuna göre, belki de yenilerinin,
yeni şekliyle başlayabilmesi için bunların bitmesi gerekiyordur.. Kim bilir..

Öyle ya da böyle.. Her şey gelip geçiyor, hızlıca, bazen ne olup bittiğinin dahi farkına varmadan.. Yaz da böyle geçiyor kimi zaman. İşte tam da mola vermek isteyip de o rahatlığı yaşayamıyorsan bu zamanda birikiyor sanki her şey kafanda, omzunda, hepsinden önemlisi yüreğinde.. Azıcık yavaşlamak gerek sanırım..
Fark etmek, nerede olduğunu görmek için, nasılsa bu döngü hep olacak.. Bir yaz geçip diğeri gelecek.. Gelsin, yeter ki farkında olalım, yaşayalım anı, hissedelim.. Bir Hitit Duasında olduğu gibi..



İyi Haftalar, sevgiler..

Meslektaşınız;)

11 Ağustos 2014 Pazartesi

Yeni Hafta, Yeni Dönem..

Günaydın sevgili okuyucularım:))(Tabi oralardaysanız;))

Yeni bir dönem başlar mı bilmem ama sanırım hepimizin dönüp kendine bakması gereken, değişimi hem içsel anlamda hem de hayatımızın her alanında yaşayacağımız bir süreç başlayacak.. 
Belki de olması gereken budur..
Olması gereken değişimin ta kendisidir belki de..
Tüm değişimler de sancılı olduğuna ve sonunda mutlaka bir ışık bulunduğuna göre..

Her şey daha iyi olacak, bizler taşın altına elimizi koymamız bilinciyle hareket ettiğimiz, farkındalığımızı arttırdığımız, elimizden gelenin, potansiyelimizin kat ve kat daha fazlasını yapabileceğimizi gördüğümüz zaman her şey daha iyi olacak.. Ben inanıyorum.. Polyannacılık ya da hayalperestlik değil benimkisi.. Mevcut durumumu kabulleniyorum; oturup ahlanıp vahlanmak yerine de ne yaparım buradan sonra kısmına geçiyorum. Aksi halinde devam edemem, yaşama gücümü yitiririm..

Tüm olumsuz senaryolara rağmen her anlamda umudumu korumayı seçiyorum ben:)
Başka türlü yaşanmaz çünkü bunca olanın bitenin içinde..
Sizleri de hayata dönmeye, yapacağınız mutlaka bir şeyler olduğuna inanmaya, umutlanmaya ve umuda çağırıyorum..
Yelkenleri indirmeyin hemen;))

Umutla, Meslektaşınız:))


5 Ağustos 2014 Salı

Hissetmek Mi?!!??Kurgulamak Mı??

Bilmiyorum hangisi?!??

Kafam karışık oldukça.. 

Hani hissettim dersiniz, öyle hissettim, benim hislerim yanılmaz.. Peki hissettikleriniz midir o olanlar, yoksa sizin kurgularınız mı, ya da kendinize itiraf edemediğiniz gerçek düşüncelerin, korku ve endişelerin, kaygıların dışa vurumu mu?? Belki de dışarıdan öyle görünmüyordur olanlar; fakat biz ona odaklandığımız, öyle hissetmek istediğimiz için öyledir.. Ya da biz yaratıyoruzdur, kimbilir..

Sabahtan beri yeni girdiğim bu dönem için insanların yüzündeki tebrik ile beraber kendimce iddia ettiğim anlık bulutlanmayı görüyorum. Saniyeler ve hatta saliselerle sınırlı.. Sesteki renk ve heyecan değişimi, gözlerden geçen soru işareti.. Ben hepsine birden bulutlanma diyorum.. Hissettiğimi iddia ediyorum ama belki de bu benim yaratımım, ya da ben emin değilim ve benim rahatsızlığım.. Neyse ne.. Bir şeyi çok istiyorsa insan, böyle detaylara takılmaz değil mi, karar verir, ya başlar ve devam eder, ya da tamam der..
O eşikte durmaz daha fazla.. Ben tam da oradayım sanırım..

Netleşmek, sadeleşmek gerek..
Hislerimizde de.. Düşüncelerimizde de..
Olduğu gibi de kabul etmek gerek bazen.. Bizim önceliklerimiz ve kabul ettiklerimizle çevremizdekilerin ve dolayısıyla toplumun istedikleri, beklentileri, görmek istedikleri bir olmuyor işte.. Kendi hislerine, kalbine güvenerek yola devam etmeli.. Her şeyi göze alarak.. Cesurca.. Hızlıca..

Kafası Bulanmış Meslektaşınız..